NANKÖR KİM?

NANKÖR KİM?

Çocuklar uyanır geceleyin

Bir şey ararlar karanlıkta

Uyanır kadınlar geceleyin

Yüzük takarlar karanlıkta

Geceleyin kediler uyanır

Bize bakarlar karanlıkta

 

Melih Cevdet Anday’ın ‘’Kediler’’ isimli şiirinde belirttiği gibi gece uyanan kediler kendilerini seven, okşayan insana sevgiyle bakarlar. Kedisi olanlar bu sevginin nasıl bir sevgi olduğunu çok iyi bilirler. Peki, neden kediler nankörlükle suçlanırlar? Asıl nankör olanlar kediler mi, insanlar mı? Nankörlük insana özgü bir davranış olmakla birlikte her insan da olmaz. Kedilerin de nankörlükle suçlanması hiç doğru değil.

Nankör, Farsça kökenli bir kelime olup ‘Nan’ Farsça ‘da ‘ekmek’ anlamına gelmektedir. Nankör ise verilen değere, nimetlere karşılık vermeyen anlamındadır.

Montaigne göre nankörlük; “zayıf ve bencil insanların savunma mekanizmasıdır.” Oscar Wilde ise “Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir” demiş.

Toplumumuzda çok olumsuz bir davranış olarak görülen nankörlük, gördüğü iyiliği unutan, kendisine yapılan iyiliğin değerini bilmeyen veya çıkarları için yapılan geri dönme hareketi olarak da tanımlanmaktadır. Çok değer verilen birisinin, hiç beklenmeyen bir durumda sergilediği nankör tutum en zor olanı olup derin duygusal yaralanmalara ve kırılmalara neden olur.

Veteriner Fatih Aksoy, kedilerin halk arasında ‘nankör hayvan’ şeklinde nitelendirilmesine karşı çıkıyor. Aksoy, kedinin sadece yeterince evcil olmadığını belirtiyor. Aksoy’a göre; “kediler nankör hayvan değildir. Kedi bulduğu besini en kısa sürede tüketir ve bir köpek gibi onu saklama güdüsüyle hareket etmez. Anlık içgüdüleriyle yaptığı hareketlerde, agresif tavır sergilediğinde bazı kişiler tarafından nankörlükle suçlanır. Kedinin doğasında olan bazı davranışlar gereği yaptığı tavırlar da nankörlük olarak görülemez.”

Fotoğraftaki iki kediye baktığımda kedilere halk arasında ‘nankör hayvan’ denilmesine odaklanıyorum. İki kedinin birbirine bakışı Melih Cevdet Anday’ın şiirindeki kendisini seven insana gece uyanıp bakan kediyi bana hatırlatıyor. Kedilerin nankör olarak suçlanmasındaki en önemli neden çok karakterli hayvanlar olmalarıdır. Tıpkı insanlar gibi onların da hoşlandıkları veya hoşlanmadıkları şeyler, keyifli ya da keyifsiz oldukları zamanlar olduğunu dikkate almalıyız. Bir kedi, sevilmek ya da ellenmek istemediği zaman ısrar edilirse tırmalama veya ısırma hareketi yapabilir. Bu da nankörlük değildir. Bazı insanlarda olmayan karakterli duruşu sergilemeleri insanlar tarafından anlaşılmamaktadır.

Kedileri bilgisizliğimize kurban edip suçlamak yerine karakterlerini tanımaya önem vermeliyiz. Karakterini anladığımızı veya bildiğimizi zannettiğimiz insanların nankör davranışlarını görmemek ve yaşamamak adına değecek insanlara zaman ayırmalı ve emek vermeliyiz. Unutmayalım ki herkes nankör değil, başkasına nankörlük yapanı biz kendimizden uzak tutmalıyız.

There is 1 comment for this article
  1. yasemin aydın at 16:54

    Yaşamın tılsımlı bir sözcüğü var tüm sitemlere engel olacak o da “denge” unsuru, dengeleri iyi sağlamak gerekiyor, seçici olmalı, dostluklar değerli. Yapılan iyilikler unutulmamalı, yaptığımız iyiliklerin üzerinde durmadan unutmalı, ama nankörlüğe üzülmemek kolay değil!!! Yüreğinize sağlık hocam sevgiyle kalın….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.