Neşet Ertaş ve Yalan Dünya

Geçtiğimiz hafta Neşet Ertaş’ın ölüm yıldönümüydü. “Ah yalan dünyada, yalan dünyada, yalandan yüzüme gülen dünyada…” Unutulması mümkün olmayan bu sözlerin sahibi, Türk halk müziği bestecisi, söz yazarı, yorumcu, ünlü halk ozanı Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012’de aramızdan ayrıldı.

74 yaşında kaybettiğimiz, Yaşar Kemal’in deyişiyle “Bozkır’ın Tezenesi” bozlak ustası Neşet Ertaş’ın vefat haberi biz sevenlerini yasa boğmuştu. Anadolu insanının sevincini, neşesini, hüznünü her şeyini mısralarına dökmüş olan Neşet Ertaş bu toprakların değerli bir insanı olarak hep kalbimizde yaşayacak…

Bozkırın yiğit evladı Neşet Ertaş, bu yalan fani dünyada ortaya koyduğu güzel eserlerle hayatımıza anlam ve değer kattı. Kendisi şimdi aramızda olmasa da kıymetli eserleriyle aynı katkıyı yapmaya devam ediyor.

Yaşar Bahçeci, usta ozanımız Neşet Ertaş için şunları söylüyor: “…Ertaş çocukluğundan itibaren çok büyük acılar, ayrılıklar, yeri doldurulmaz kayıplar ve tarifi mümkün olmayan yoksulluk yaşadı. Kendi de bunu dizelerinde ifade ediyordu. Garipti, garip yaşadı, bir garip olarak 4 yıl önce aramızdan ayrıldı… ‘Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir de ölüm’ diyordu.”

Bu yalan dünyada en zor şey yoksulluk ve garipliktir. Neşet Ertaş bunlardan dolayı hiç kırgın değildi. Bu iki zor şey karşısında kişilikli olmak, dik durmak hiç kolay değil. Neşet Ertaş bunu başarmış bir insandır. Sahip olduğu hümanizmayla herkese örnek oldu…

Neşet Ertaş toplumun her kesiminden insanları müziği eşliğinde bir araya getirmeyi başarmıştı. Ertaş’ın büyüleyici sesi eşliğinde bütün farklılıklar kaynaşıyordu. Yalan dünyada bundan daha güzel bir şey olamazdı.

Ahmet Hakan, bu konuda şu tespiti yapıyor: “…Kara suratlıların, derdini kimseye açamayanların, eski güzel günleri arayanların, yeni bir aşka yelken açanların, bağrı yanıkların, oynak havalarda dayanamayıp ortada iki dönenlerin, hiç kıpırdamamayı marifet bilen ağır abilerin, rakıya düşkünlerin, alnı secdeden kalkmayanların, sekter ideologların, her şeye boş verenlerin, her şeyi süper ciddiye alanların… Velhasıl herkesin ama herkesin nefesidir Neşet Ertaş…”

Fotoğrafa baktığımda tevazu sahibi bir insanı görüyorum. Neşet Ertaş sorumluluğu başkasına yüklemeyen bir insandı. İşte bu noktada, Neşet Ertaş’ın “kendim ettim kendim buldum, gül gibi sarardım soldum, eyvahh” diye haykırışını hatırlıyorum. Asırlardır değişmeyen bir gerçeği Neşet Ertaş da yakalamıştı: “Nedeceksin bu kadar malı… İşte görünüyor dünyanın halı” diyen Neşet Ertaş, yalan dünyanın önemli bir gerçeğine dikkat çekiyordu…

Usta sanatçıyı vefatının 4. yılında saygı ve sevgiyle anıyorum.

 

 

 

En Son Yazılar: