GÖNÜL USTAMIZ “MUSTAFA SAĞYAŞAR”

Adana’nın gururu olan Mustafa Sağyaşar, Türk Sanat Müziği’nden söz açıldığında ilk akla gelenlerden olup saygın ve mütevazı bir yaşam, müziğe adanmış bir ömür önde gelen özelliklerindendir.

Müziğe gönül vermiş birisi olarak 1951 yılında Ankara Radyosu’nda çalışmaya başlayan Mustafa Sağyaşar, kariyeri boyunca 125 adet 45’lik plak, 10 taş plak ve birçok albüm yayınlayarak, 400’ü aşkın parça yorumlamıştır. 1998 yılında Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen “Devlet Sanatçısı” unvanına da sahip.

65 yıldır müzik hayatına aralıksız devam eden Mustafa Sağyaşar’ın seslendirdiği bazı unutulmaz eserler şunlardır: Karam, Karagözlüm Efkârlanma Gül Gayrı, Elbet Bir Gün Buluşacağız, Nasıl Geçti Habersiz, Bir İhtimal Daha Var…

Yaşı çok genç olanlar, bu unutulmaz şarkıların Mustafa Sağyaşar’ın sesiyle çok sayıda insanı nasıl mutlu ettiğini ve heyecanlandırdığını bilmez. Mustafa Sağyaşar bugün de sevenleri için eşsiz bir mutluluk ve huzur kaynağı. Şarkıların sözlerinde o an Mustafa Sağyaşar’ ın sesiyle sanki sevdiğinle buluşup gözlerinin içerisine bakarak sen söylüyormuşsun gibi bir duyguyu vererek özlem gidermek, aşkı tatmak ve birlikte var olabilmek duygusu tadılabilecek en güzel duygu olsa gerek.

Mustafa Sağyaşar, “Türk müziğinin ustalarına değerlerini kaybettikten sonra değil, yaşarken verilmesi gerektiğini” belirtiyor. Usta sanatçı, Türk Musikisi ’ne sahip çıkılmasını da istiyor. Kendi değerlerine sağken önem verip örnek gösteren toplumlar geleceklerini taçlandırmış olurlar.

Haluk Uygur’un aktarımıyla Mustafa Sağyaşar hayatının ilk yıllarına dair şunları söylüyor: “25 Aralık 1932’de Adana’nın Türkocağı Mahallesi’nde doğdum… Türkocağı Mahallesi diye Tarihi Kız Lisesi binasının hemen yanındaki yerlere denir. Eski Vilayet binası, Askerlik Şubesi ve nehir arasında kalan, has Adanalı olan herkesin bildiği bir mahalledir burası. Adanalılık konusunda Tepebağ ile yarışır adeta Türkocağı… İşte ben orada doğdum. Babam Karasoku’da mobilya satardı. Aynı zamanda da av malzemesi.  İlkokula Debboy Caddesi üzerindeki İnönü  İlkokulu’nda başladım. Sonra İnkılap ve Tepebağ İlkokullarına devam ederek bitirdim. Ortaokulu ise Birinci Ortaokul ’da okudum.”

Hayat felsefesini ise Mustafa Sağyaşar, Haluk Uygur’a şu şekilde açıklıyor: “Ben Ankara’da eşimle tanışıp evlendikten sonra özel yaşantımla değil, sanatımla gündemde kalmaya çok özen gösterdim. Bu yüzden kamuoyu beni 400 parçayı geçmiş repertuarımla tanır daha çok. Diğer özelliklerimi bilmez.” Günümüz gençlerinin sanatları ve eserleriyle gündemde kalmak yerine özel yaşantılarıyla gündeme geldiklerinde neden yok olup unutulduklarını çok güzel özetliyor.

Fotoğrafa baktığım zaman Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen çok değerli gönül ustamızı görüyorum. Gerçek bir Adanalı ve gönül insanı. Sadece yaptığı işle tanınmak isteyen örnek bir insan var karşımda. Sonsuzluk yaptığın güzel şeylerle var olabilmektir.

Türk Sanat Müziği’nin son temsilcilerinden birisi olan usta sanatçı, devlet sanatçısı sevgili Mustafa Sağyaşar’a sağlık ve huzur dolu nice yıllar diliyorum.

En Son Yazılar: