ÜRETİM VE KADIN

[su_row][su_column size=”1/2″][/su_column] [su_column size=”1/2″ class=”sevgi”]Ağlar fabrika kızı

oysa yatağında bile

bir gün olsun uyku girmez

ihtiyar anası gibi

kadınlığını bilemez

Makinalar diken gibi

Batar her gün kalbine

Yün örecek eller

Her gün geçim derdinde[/su_column] [/su_row]

 

Bora Ayanoğlu’nun sözlerini yazdığı ‘’Fabrika Kızı’’ isimli şarkıda fabrikada çalışan kadının geçim derdinden dolayı ihtiyar anası gibi kadınlığını bilmeden çektiği sıkıntıları anlatılıyor. Günümüz kadını hayatın içinde, ekonomik özgürlüğünü elde etme adına her yerde ve her şartta emek vererek, alın teri dökerek çalışıyor.

Kadınlar üretim hayatında yeryüzü ölçeğinde giderek etkin roller üstlenmekle birlikte maddi açıdan büyük bir mağduriyet yaşıyorlar. Geçen yüzyıllar, kadınlar için bu bağlamda hiç olumlu değildi. Öyle ki, 20. Yüzyıl’da kadınların aleyhine olan olumsuz tabloyu değiştiren önemli değişiklikler olmakla birlikte bu yüzyılda da kadınlar ciddi sorunlar yaşadı. Kadınlar, içinde bulunduğumuz yüzyılda da hala önemli sorunlar yaşıyor…

Birleşmiş Milletler’in bir araştırması çok çarpıcı bulguları içeriyor: Dünyadaki işlerin yüzde 66’sı kadınlar tarafından görülüyor. Kadınlar bu kadar yüksek bir çaba sergilemekle birlikte dünyadaki toplam gelirin ancak yüzde 10’una sahipler. En vahim durum ise mal varlığı sahipliğinde yaşanıyor. Dünyadaki mal varlığının sadece yüzde birine sahipler.

Uzmanlar, Türkiye bağlamında kadınlar ve üretim konusunda çok çarpık bir tablonun varlığına dikkat çekiyor. Kadınların, iş gücüne katılımı çok zayıf. Ancak, bu çarpık tablo, kaçınılmaz bir değişim yaşayacak. Çünkü kadınlar her geçen gün daha fazla bilinçleniyorlar.

Güler Sabancı, “Ben, yüzyıl bekleyeceğimize inanmıyorum. Bu işi birkaç on yıl içinde halledeceğimize inanıyorum. Türkiye’de erkeklerin iş gücüne katılım oranı yüzde 71 seviyesinde. Tüm dünyada bu seviye en çok yüzde 75’e çıkıyor. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılma oranı ise yüzde 26. Erkeklerin iş gücüne katılım oranları gelebileceği en yüksek seviyede. Sadece bu sebepten dolayı bile kadınların potansiyeli, rakamsal olarak, muazzam” diyor.

Fotoğraftaki kadın eli, üretimin erkek odaklı olmaktan çıkışına dikkat çekiyor. Her iki dünya savaşında milyonlarca erkeğin cephelere gönderilmesi, kadınların fabrikalara gitmesinin yolunu açtı. Kadınların, sanayi toplumunda üretim gücüne kavuşması çok büyük bir değişimdir. Bu değişim, geçmişten bugüne toplumları değiştiriyor…

Türkiye, kadınların iş gücüne katılımının önündeki engelleri mutlaka kaldırmalı. 2023 hedeflerine, içinde kadınların yeteri kadar yer almadığı bir üretim anlayışı ile varmak mümkün değil…

En Son Yazılar: